Coşku erdem, keder günah! 29 Şubat'ı bile bekleyemedik. Sinema Terspektif'in Mart sayısı çıktı. pic.twitter.com/1ciIvEXtNz
— SinemaTerspektif (@SineTerspektif) 27 Şubat 2016
hayat sekans
5 Mart 2016 Cumartesi
11 Şubat 2016 Perşembe
Sinema Terspektif 14. Sayı - Şubat 2016

Film Analizleri:
Satantango (Şeytan Tangosu) / Nesrin Yavaş
Son of Saul - Saul Fia (Saul'ün Oğlu) / Hasan Hüseyin Toydemir
The Danish Girl (Danimarkalı Kız) / Ceyda Saliha Şener
The Revenant (Diriliş) / Ayşe Şener
Crimes and Misdemeanors (Suçlar ve Kabahatler) / Ceyda Saliha Şener
Dosya:
David Cronenberg Sinemasında Body Horror / Gökhan Gök
Hababam Sınıfı 41 Yaşında / Ali Ömür Ulusoy
Maymunlar Gezegeni-Cehennemi / Hamit Uğur
2016'nın Merakla Beklenen 50 Filmi / Hasan Hüseyin Toydemir
İtalyan Yeni Gerçekçiliği / Dilan Salkaya
2015'in En İyi Filmleri / Dergi Yazarlarının Oylarıyla
Röportaj:
Yeşim Ceren Bozoğlu / Esma Belgin Özdemir
Bülent Çolak / Nesli Meriç Sanioğlu
Saba Tümer / Esma Belgin Özdemir
Ahmet Bikiç / Şenol Çöm
Demet Cengiz / Görkem Işık
Bir Replik:
Ayın Kitabı:
6 Ocak 2016 Çarşamba
Sinema Terspektif 13. Sayı - Ocak 2016
Kapak: Hülya Koçyiğit
Film Analizleri:
Listen To Me Marlon / Ceyda Saliha Şener
Die Welle (Dalga)/ Hamit Uğur
Man on the Moon (Aydaki Adam) / Evren Kuçlu
The Debussy Film / Burak Bayülgen
Carol / Hasan Hüseyin Toydemir
Roma'ya Sevgilerle (To Rome With Love) / Ceyda Saliha Şener
Gecenin Kanatları / Deniz Keziban Çakıcı
Shaun The Sheep / Dilan Salkaya
Dosya:
Charlie Chaplin'in Son Dansı (Kitap Analizi) / Serkan Murat Kırıkcı
Toplumsal Cinsiyet Odağında Shakespeare Analizi / Ali Ömer Ulusoy
Sergei Eisenstein Sineması / Nesrin Yavaş
Röportaj:
Hülya Koçyiğit / Esma Belgin Özdemir
Devrim Yakut / Nesli Meriç Sanioğlu
Ertan Kılıç / Eyüp Murat Karagül
Deniz Özden / Şenol Çöm
Bir Replik:
The Escort
Ayın
Kitabı:
Altı Avrupalı Yönetmen (Peter Harcourt -
Doruk Yayınları) / Beyza Koçyiğit
Etiketler:
Bağımsız Dergi,
Carol,
Dergi,
Eisenstein,
Eleştiri,
Film Analizi,
Film Eleştirisi,
Hediye Sinema Bileti,
Hülya Koçyiğit,
Listen To Me Marlon,
Röportaj,
Sinema Dergisi,
Sinema Terspektif,
Vizyon Filmleri
21 Aralık 2015 Pazartesi
Sinema Terspektif 12. Sayı - Aralık 2015
Kapak: Beyazperdenin Terapi Filmleri
Film Analizleri:
The Lobster (Istakoz) / Hasan Hüseyin Toydemir
Irrational Man (Mantıksız Adam) / Ceyda Saliha Şener
Blood Brother / Serkan Murat Kırıkcı
Waking Life / Ceyda Saliha Şener
Ladri Di Biciclette (Bisiklet Hırsızları) / Evren Kuçlu
Nightcrawler (Gece Vurgunu) / Mehmet Oğulcan Turan
Theeb / Alev Dönmez Özderya
Dosya:
Beyazperdenin Terapi Hali / Esma Belgin Özdemir
(Ayşen Batıgün, Murat Serezli, Ececan Gümeci, Alican Albayrak'ın katılımlarıyla)
Film Terapisi Üzerine / Deniz Keziban Çakıcı
Luis Bunuel Sineması / Dilan Salkaya
James Bond Dosyası / Arzu Çevikalp
Eli Roth Sineması ve Kült, Mainstream, Popüler Kültür ve İmaj Üzerine Bir Tartışma / Burak Bayülgen
Röportaj:
Ebru Kaymakçı / Eyüp Murat Karagül
Gökhan Öcal / Şenol Çöm
Yakın Plan:
Morgan Freeman / Elif Şenel
Bir Replik:
What if... (Christopher Papakaliatis)
Ayın
Kitabı:
Perde'li Düşünceler: Yönetmenler ve İzlekler Işığında Sinema (İsmail Ertürk - Yapı Kredi Yayınları) / Beyza
Koçyiğit
Etiketler:
Aralık,
Bağımsız Dergi,
Bağımsız Sinema,
Ebru Kaymakçı,
Film Eleştirisi,
Güncel Film Eleştirileri,
Irrational Man,
James Bond,
Lobster,
Nightcrawler,
Sinema,
Sinema Dergisi,
Terapi,
Terspektif
8 Kasım 2015 Pazar
Sinema Terspektif dergisini nasıl okuyabilirim?
1. Öncelikle dergiye abone olabilirsiniz. Bunun için yapmanız gereken:
0212 328 12 17 nolu telefonu aramak
ya da
iletisim@sinematerspektif.com adresine mail atmak.
2. Eğer ben abonelik sevmem, kitapçıya gidip dergimi kendim seçerek alırım diyorsanız:
İstanbul'da İnkılap, Remzi, Mephisto ve Elif Kitabevlerinden
Oscar Sinemaları ve Favori Sinemaları'ndan
Halkalı-Atakent The Moon Cafe'den
Ankara'da İnkılap, Remzi ve Dost Kitabevlerinden
İzmir'de İnkılap ve Remzi Kitabevlerinden
Bursa'da İnkılap ve Ezgi Kitabevlerinden ve BKM'den
Konya'da Enes Kitap ve Rampalı Tuna Kitabevi'nden
ve Podimer Sağlık Merkezi'nden
Mersin'de Sokak Kitap Cafe'den
Trabzon'da Santra Bilgisayar'dan
dergiye ulaşabilirsiniz.
3. Ben abonelik sevmem ama evimden çıkmadan tek tıkla dergimi ayağıma isterim diyorsanız da:
odakitap
sözcükitabevi
ookur
hızlıal
eganba
kitapadresi
harmankitap
kitapzen
kabalcı
internet sitelerinden derginin siparişini verebilirsiniz.
Keyifli okumalar
7 Kasım 2015 Cumartesi
Sinema Terspektif 11. Sayı - Kasım 2015
Kapak: Sinema İyi Okunmalı
Film Analizleri:
Timbuktu / Ceyda Saliha Şener
Olive Kitteridge / Hasan Hüseyin Toydemir
Fried Green Tomatoes (Kızarmış Yeşil Domatesler) / Ayşe Şener
Escape From Tomorrow / Burak Bayülgen
Falling Down (Sonun Başlangıcı) / Evren Kuçlu
Que Horas Ela Volta? (The Second Mother) / Arzu Çevikalp
The Truman Show / Hamit Uğur
The Black Balloon (Siyah Balon) / Alev Dönmez Özderya
Dosya:
Seyirlik Kitaplar (Keşke Film Olsaydı Dediğimiz Kitaplar) / Serkan Murat Kırıkcı
Kokulu Filmler (Chocolat, Vicky Christina Barcelona, Shadows, Koku filmleri üzerinden) / Esma Belgin Özdemir
Socrates Üzerine... / Ceyda Saliha Şener
Röportaj:
Funda Eryiğit / Esma Belgin Özdemir
Berkay Ateş (Abluka filmi üzerine) / Eyüp Murat Karagül
Ümit Kıvanç (Ahmet Kaya üzerine) / Deniz Keziban Çakıcı
Musa Ak / Şenol Çöm
Yakın Plan:
Tom Hanks / Elif Şenel
Bir Replik:
Just Another Love Story
Ayın
Kitabı:
Politik Kamera (Michael Ryan & Douglas Kellner - Ayrıntı Yayınları) / Beyza Koçyiğit
3 Kasım 2015 Salı
Mr. Holmes: Gerçeğin fendi mantığı yendi
Sherlock Holmes'un beyazperdede ve beyazcamda türlü türlü hallerini gördük. Zekası, sivri dili, kendine has espri anlayışıyla tanıdığımız bu hayali karakter, farklı bir filmde bambaşka bir hal içinde yine karşımızda. Mitch Cullin'in romanından Bill Condon'ın sinemaya uyarladığı Mr. Holmes filmi bizi Sherlock Holmes'ün yaşlılık dönemlerine götürüyor. Filmde Holmes'e, nam-ı diğer Gandalf, Ian McKellen hayat veriyor. Filmin biricikliği, karşımıza yaşlı bir Sherlock Holmes çıkarmasında yatmıyor tabiki. Zekasıyla ve muhteşem hafızasıyla olayları çözmesine alışık olduğumuz bir karakterin, hafızasını yitirişine, emeklilik hallerine ve çaresiz hallerine tanıklık ettirdiği için özel bir film Mr. Holmes.
Arthur Conan Doyle'un hayali dedektifi Sherlock Holmes'ün aksiyona, komediye, polisiyeye hatta gerilime bile çok müsait bir karakter olduğunu söyleyebiliriz. Ama bu karakterin en dinç halini alıp bu film türlerine yelken açmak yerine, yaş itibariyle çökmüş, deyim yerindeyse ölmek için gün sayan bir hali üzerine kurulmuş dram filmi yapma (ya da kitap yazma) fikri daha en başından saygı ve ilgi uyandıran bir durum. Zaten filmin genel yapısı da bu duruşunu destekler nitelikte bir dinginlik ve olgunluk içeriyor. Arı sütüydü, çin biberiydi derken hafızası başta olmak üzere sağlığını geri kazanmaya çalışan Sherlock Holmes, gün geçtikçe daha da kötüye gitmekte ve daha çok şeyi unutmaktadır. Bunun üzerine bir de emekli olmasına sebep olan vakanın akıbetini unutması eklenince Holmes'ün gerçek ve kurgu arasındaki mücadelesi başlamıştır. Olayın bir başka tanığı olan Watson, kurmacanın olanaklarıyla Holmes'ü kahramanca gösteren bir sonla anlatmıştır vakayı kitabında. Ama Holmes, içinde bir yerlerde saklı olan gerçeği bulmaya niyetlidir. Bu olayı hatırlayarak, hafızasını geri kazanmış olmaktan daha çok, belirsizlik üzerine kurduğu vicdan azabının da nedenine ulaşmış olacaktır. Çünkü içten içe suçlu olduğunu biliyor gibidir Holmes. Ve olayı tam olarak hatırladığında Holmes kurgu dünyasına ilk adımını da atmış olacaktır.
Her insan gibi o da bu dünyadan hiçbir şeyi yarım bırakmadan göçmek istemektedir. Ve bunun için bazen (ya da çoğu zaman) "gerçek"ten uzaklaşmak gerekir. Ve hiçbir mantık, insanı tamamen açıklayamaz. İnsanın ikircikli yapısı buna müsaade etmez zaten. Holmes'ün olayı hatırlaması da bu yüzden çok uzun sürer. Holmes hep mantığını zorlamıştır hatırlamak için. Ona göre her şeyin mantıklı bir açıklaması vardır. Ve sonuna kadar da bu doğrultuda arar kendi gerçeğini. Ama olayı ve sonrasını hatırladığında, neden mesleği bırakıp emekli olduğunu da hatırlar. İnsan mantıktan ibaret olmadığı gibi mantıkla da açıklanamaz. Holmes bir anlamda, sahip olduğu muazzam zekanın da elinin kolunun bağlandığı bir olaya tanık olmuştur. O yüzden huzuru inzivada aramış ama hafızası onu bu gerçekle bir kez daha "yeniden" sanki ilk defa yaşıyormuş gibi yüzleştirmiştir. Bu onun için iyi mi kötü bilinmez ama filmin son sahnesi bu yaşananların Holmes'e, sebep olduğu ölümler için en azından bir tövbe, bir özür dileme şansı tanıdığını göstermektedir.
Mr. Holmes, sadece yaşlı ve bunak bir Sherlock karakteri yaratarak kenara çekilmiyor. Bu sıradışı karaktere sıradan bir insan gibi düşünmeyi öğretiyor. Şimdiye kadar insanları, insanüstü algısı ve zekasıyla bir bakışta anlayıveren ve olayları nasıl çözdüğünü bölüm sonlarında bir çırpıda anlatıveren bu adamı, ne kadar insani bakarsa o kadar insanı anlayacağı bir kıvama getiriyor. Ve bunu, olayın yaşandığı zamanı göstererek yapmıyor. Çünkü bunu yaparsa yine karakterini yüceltiyor gibi görünmekten çekiniyor. Kullandığı yöntem de insani anlatısına uygun oluyor ve her sıradan insan gibi Holmes'ün de aklı başına ancak ölüm yaklaşınca geliyor. Mr. Holmes'ün özüyle biçimi arasındaki uyumun kaynağı da burada yatıyor. Ve bu kararlı ve bütünlüklü sinema dili maalesef karşımıza pek sık çıkmıyor.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)








