25 Ekim 2015 Pazar
Black Mass: Düzen değişse ne yazar
Scott Cooper'ın Black Mass (Kara Düzen) filmi, geleneksel kalıplara gereğinden fazla bağlı kalıyor. Neredeyse bütün mafya filmlerinde yer alan gammazlama, birbirini arkasından vurma işi bu kez hikayenin tam merkezinde. Hatta her yerinde. Film boyunca James 'Whitey' Bulger'in çetesinden bilgi sızdıranların soğukkanlı bir şekilde öldürülüşünü izliyoruz. Ve bir süre sonra bu "gammazlama ve temizleme" operasyonu zinciri can sıkıcı bir tekrara dönüşüyor. Tamamı gammazlama üzerine olan bir filmde seyirciyi şaşırtmak için en beklenmedik kişilerin döngüye dahil olması gibi klişelere yaslanılması olağandır. Black Mass'te ise izleyiciyi şaşırtan nerdeyse hiçbir gelişme yaşanmıyor. Gerçek hikayeden uyarlanan pek çok suç filmi gibi bunun da kapanış jeneriği "falanca şu kadar yıl hapis yattı, öteki şu kadar indirim aldı, biri müebbet yedi" gibi cümlelerle süslenmiş. Verilen bilgiler ışığında anlıyoruz ki filmin meselesi: "eski dostunu asla arkasından vurma" "ne olursa olsun onu ele verme" gibi söylemlerde saklıymış. Ee ama artık bunlara karnımız tok. 2015'te türün ve anaakım sinemanın kodlarına sadık kalarak bir hikaye anlatıyorsanız, ya hikayenize çok güveniyorsunuz demektir ya da duygusal anlamda yaptığınız işe. Scott Cooper neyine güveniyor bilmiyorum ama olmamış. Johnny Depp'i tanınmayacak hale gelecek kadar makyaj yapıp çirkinleştirerek ancak makyaj dalında Oscar adayı olursunuz. Belki de kazanırsınız. Ötesini ne filminizden ne de izleyiciden bekleyemezsiniz. Ama yönetmenin ne kadar düşünceli olduğunu da söylemeden geçmeyelim. Mafya filmlerinin en iyi örneklerini Johhny Depp'in makyajsız haline benzetirsek, Black Mass'i izlemeden, sadece Johnny Depp'in James Bulger olduğu resimlere bakarak filmin neye benzediğini anlayabilmemiz için elinden geleni yapmış sağ olsun. Ee hadi bakın fotoğraflara. Zaten, bu dakikadan sonra Kara Düzen değişse ne yazar, izleyen aynı olduğu sürece...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder